Anti-Drone Yönetimini Tekrar Düşünmek : Dayanıklılık Çözümü Gereksinimi

Küresel çapta hava güvenlik olayları sayısı arttıkça etkili anti-drone yönetimi hükümet ve kritik ulusal altyapı organları için artan bir endişe konusu olmuştur. Ulusal ve uluslararası anti-drone girişimlerinin öncelikli odak noktası daha etkili bir drone güvenlik ekosistemi geliştirmek üzerinedir. Özellikle anti-drone çözümlerini daha da geliştirmek için drone kullanımının lisanslanması ve yasal anlamda düzenlenmesi, eğitim programları, suç faaliyetleriyle mücadele için yeni mevzuat ve özel sektörle işbirliği yapılabilir.

Birleşik Krallık’ta, özellikle, hükümet drone teknolojisinin çoğalmasıyla ilgili güvenlik ve emniyet sonuçlarıyla mücadele ediyor. Sadece son birkaç ay içinde, Birleşik Krallık Parlemento Savunma Komitesi drone’ların yurt içindeki tehdidi hakkında bir soruşturma başlattı, Parlemento Bilim ve Teknoloji Komitesi “Birleşik Krallık’taki Ticari ve Eğlence Drone Kullanımı” hakkında bir rapor yayımladı(tahmini olarak iki milyon drone kullanıcısının varlığını bildiriyor), ve hükümet drone yönetimi ile ilgili ilk stratejisi olan “Birleşik Krallık Anti-İnsansız Hava Aracı Stratejisi”ni yayımladı.

Drone’larla mücadele etmek için elbette yasal ve düzenleyici yaklaşımlar önemlidir ve bunun gelişim göstermesi gereklidir. Bununla birlikte, belirgin olan, bunların büyük ölçüde modern anti-drone yayınlarında bulunmaması nedeniyle, anti-drone yönetimini, özellikle kritik ulusal altyapı ile ilgili olmak üzere, daha geniş organizasyonel dayanıklılık planlaması bağlamında görme ihtiyacıdır.

Organizasyonel dayanıklılık kavramı, örneğin, tek ve olay odaklı olan iş sürekliliğini veya kriz yönetimini sürdürmekten çok daha fazlası anlamına gelir. İngiliz Standartları Enstitüsü bunu aşağıdaki terimlerle tanımlar:

“Dayanıklılık, bir kuruluşun hayatta kalmasına ve gelişmesine yardımcı olmayı amaçlayan stratejik bir hedeftir. Oldukça dayanıklı bir kuruluş, daha az dayanıklı kuruluşlardan daha uyumlu, rekabetçi, çevik ve sağlamdır.

Organizasyonel dayanıklılık, bir organizasyonun günlük küçük olaylardan şiddetli şoklara ve kronik veya artan değişikliklere kadar her şeyi öngörme, hazırlama ve yanıtlama ve bunlara uyum sağlama yeteneğidir.”

Dayanıklılık yaklaşımı, gelişen teknolojik inovasyonun adımlarına atfedilebilen sık sık ve hızlı bir şekilde değişen tehdit ve risk ortamı nedeniyle drone yönetimi bağlamında özellikle önemlidir. Bu, kuruluşların, drone ile ilgili olaylara en etkili yanıtları sağlamak için mümkün olduğunca tam olarak hazır kalmaları adına  sistemlerini, süreçlerini, eğitim, ekipman ihtiyaçlarını vb. düzenli olarak gözden geçirmelerini gerektirir.

Bunun yapılmaması, bir kuruluşu daha az dayanıklı hale getiren gereksiz bir boşluk ve güvenlik açığı oluşmasına neden olabilir, çoğu kez gereksizce böyledir, çünkü ‘herkese uyan tek bir ölçü’ yaklaşımı yoktur ve teknolojik yenilik durağan kalmaz.

Drone Güvenliği

Drone’lar, güvenlik güçleri, dayanıklılık planlayıcıları ve kritik ulusal altyapı ile ilgili yönetim organları için gündemdeki önemli bir konudur.

Drone saldırıları ve diğer olayları-özellikle kritik ulusal altyapı, deneyimlemiş veya bunlarla uğraşması muhtemel kamu ve özel sektör kuruluşlarında tekerrür eden bir durum ise, onların genellikle pahalı ve karmaşık donanım ve yazılım anti-drone teknoloji çözümüne (aşırı) itimat etmeleridir. Anti-drone teknolojisi tamamen uygun olabilirken (örneğin, drone’ların tanımlanması, saptanması, izlenmesi ve mağlup edilmesinde yardımcı olmak için) teknoloji, kapasitesi açısından hala çok gelişmektedir ve teknik rolleriyle sınırlıdır.

Teknolojik anti-drone çözümlerin sınırlamaları, bu yılın başlarında Eylül ayında Suudi petrol tesislerine yönelik silahlı drone saldırıları sırasında kesin oldu. Financial Times’ın o zaman bildirdiği gibi, “Birkaç kilometrelik Abqaiq tesisinin ölçeğinde etkili koruma neredeyse imkansız. Bunun teknolojik olarak mükemmel bir çözümü yok .”

Bu ifade birkaç seviyede doğrudur. Buradaki özel not, dünya çapında bir dizi havalimanının deneyimlediği drone saldırıları ile gösterilen tek, nispeten iyi huylu drone olaylarıyla bile etkili bir şekilde başa çıkmak için mücadele etmek birçok teknolojik çözümün göreceli olarak olgunlaşmamış olmasından kaynaklanır.

Ek olarak, doğası gereği, teknolojik yaklaşımlar, drone’ların tespiti ve izlenmesi gibi rollerle sınırlıdır, iş kesintilerini en aza indirmek gibi daha geniş dayanıklı yaklaşımlarda, insanların etkili yönetiminde, varlıkların yerleştirilmesinde veya paydaş çıkarlarının çatışmasında bir karşılığı yoktur.

KAYNAK: https://www.defenceiq.com/cyber-defence-and-security/articles/rethinking-counter-drone-management-the-need-for-a-resilience-solution

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

About Author

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: