Covid – 19’un Savunma Sanayi Üzerine Etkisi

COVID-19 salgını, tüm dünya üzerinde etkisini sürdürürken birçok global havacılık ve savunma sanayi şirketi bu belirsiz dönemin etkisini yakından hissediyor. İşçiler evine dönerken, müşteriler yeni uçak almayı ertelerken; şirketler üretimde aksama ve talepte azalma dönemine giriyor. Nadir kullanım, bakım ihtiyacını azaltarak yedek parça talebini düşürüyor. Kelebek etkisi niteliğindeki mikro düzeydeki bu etkiler, tüm dünyanın dengesini değiştirebilecek makro düzey bir etkiye dönüşüyor. Dünya devletlerinin savunma sanayi politikalarını inceleyerek, etkileri izlemek mümkün olabilir.

COVID-19 salgınında Avrupa, daha önce galip geldiği ekonomik sıkıntılarla yeniden karşı karşıya. Bu durum, savunma sanayi sektöründe sarsıcı etkiler oluşturabilir.  Ancak kriz ve tepkiler henüz erken safhalarda olduğundan dolayı, hükümetler ve idari yönetimler, salgının vermiş olduğu olumsuz ekonomik şartların savunma sanayi üzerindeki etkisini yumuşatmak için tedbir alabilecek durumda. AB ve NATO ülkelerinin, siyasi ve savunma önceliklerini güvence altına almak için, birlikte ve kararlı bir şekilde hareket etmesi gerekebilir.

 COVID-19’un Savunma Sanayi Bütçesine Etkisi

 Salgına karşı mücadelede harcanan bütçeler ve muhtemel harcanacak kaynaklar benzerine rastlanmayan bir ekonomik krize yol açabilir. Kamu bütçelerine uygulanan büyük baskı göz önüne alındığında, bu kriz yakın süreç içerisinde savunma bütçesini etkileyebilir. Ne bekleneceği ve nasıl tepki verileceği konusunda rehberlik edinebileceğimiz 2008 mali krizi, savunma sektörünü ağır şekilde sarsan önemli öngörüler sunmakta. Fakat mevcut kriz farklı olacak: İlk olarak,  salgının finansal etkisinin büyüklüğünün daha büyük olması bekleniyor. İkinci olarak, savunma sanayinin masraf ve giderlerinin geçmişe nazaran çok daha yüksek maliyetli olması görülebilir.

Savunma bütçeleri 2014 yılından sonra kriz öncesi seviyelere doğru yavaşça iyileşmesine rağmen, tam olarak düzeldiği söylenemez. Hem ulusal, hem AB ve de NATO düzeyinde, hâlâ ciddi eksiklikler var. Avrupa orduları son yirmi yılda yaklaşık üçte bir oranda yeteneklerini kaybettiler. Savunma sanayinde 2009 ile 2018 yılları arasındaki on yılın en ağır düşüşlerinin yaşandığı ve hatta bazı hususlarda önceki on yılın donatım tasarrufunu bile geçtiği görülüyor.

Avrupa Ülkeleri Kamu Finansmanı OECD ve ulusal kurumlar tarafından yapılan ilk tahminler, COVID-19 virüsüyle mücadele tedbirlerinin ilk ekonomik etkisinin 2008 mali krizinin çok üzerinde olacağı kanısında. OECD’nin yaptığı bir değerlendirmede, pek çok ülkedeki kısmi üretim durgunluğunun GSYİH’de yüzde 20 ila 25 oranında bir azalmaya yol açabileceği belirtiliyor.  Ülkeler ekonomik darbeyi azaltmak için mücadele ederken, bu krizin kamu bütçeleri üzerinde çok büyük bir yük olacağı söylenebilir. Krizin doğurduğu ciddi sosyo-ekonomik sonuçlar, hükümetleri uzun vadeli stratejik savunma konusunda acil ekonomik tedbirler almaya zorlayabilir. Kamu borçları artarken, savunma harcamalarının azaltılması kolay bir çözüm gibi görünebilir. Yine de, savunma harcamalarında tasarruf yapılıp yapılmayacağı ve bunların ne kadar önemli olduğu siyasi bir karar.

COVID-19 Siyasi Dengeleri Değiştiriyor.

 Bugün Avrupa’nın stratejik ortamı 2008 yılındaki ortamdan farklı. 2000’lerde, Avrupalıların en önemli askeri müdahaleleri keşif operasyonlarıydı ve bunlar kendi tercihlerine bağlıydı. Bu durumun vermiş olduğu rahatlık, savunma bütçelerine de doğrudan rahatlatıcı bir unsur oluyordu; fakat bugün Rusya, güçlenerek yeniden ortaya çıktı. Çin de artan gücüyle Avrupa ve ABD’ye askeri bir tehdit oluşturuyor. Kararlılık ve savunma, bir kez daha NATO’nun temel misyonu haline geldi.  Avrupa, doğuda Rusya’ya karşı sert bir tavır sergileyip başka bölgeleri göz ardı edemez. Avrupa’nın sadece bir bölgeye odaklanması mümkün değil. Güçlü caydırıcılık, savunma ve kriz yönetimini eş zamanlı olarak ele alınmasını gerektirir. Askeri alanın dışında bile, Avrupa’nın zayıflığı Rusya ve Çin gibi rakipler tarafından kolayca sömürülebilir. ABD’nin COVID-19’a verdiği küresel tepki tek başına değerlendirildiğinde, Çin şu anda kendisini alternatif yumuşak güç sağlayıcısı olarak konumlandırabilir. ABD kendi ülkelerinde yaşanan krizi zar zor idare edebiliyorken, Çin, tıbbi ekipman ve test cihazlarını Avrupa ve başka yerlere dağıtarak, kontrol ve hakimiyetin kendisinde olduğunu ilan etmeye çalışıyor.

COVİD-19’un ABD Üzerindeki Etkisi

ABD bir belirsizlik kaynağı olmaya devam etmekte. Donald Trump göreve geldiğinden beri, Avrupalılar Amerika’nın Atlantik ötesi ittifakına olan bağlılığından şüphe ettiler ve bağımsızlıklarını artırmaya yönelik hareket ettiler. Mevcut yönetim, ABD’nin Avrupa’daki askeri konumunu sağlamlaştırmasa da, ABD’de yaşanacak büyük bir ekonomik kriz Washington’u yeni bir politika belirlemeye sevk edebilir. ABD savunma bütçesi ekonomik baskılardan etkilenmeyecek görünüyor. 2010’larda, krizin hemen sonrasında askeri harcamalarda yüksek seviyedeki bütçeleri göze alan ABD bile, harcamaları ulusal borçla karşılamak zorunda kalmıştı. Diğer ülkelerde olduğu gibi, ABD savunma bütçesi üzerinde de yaşanacak sonuçlar, salgının yol açtığı ekonomik krizin süresi ve ciddiyetine bağlı olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yaşanan şiddetli bir ekonomik kriz, savunma bütçesini küçültme ve zor durumdaki kamu harcamalarını azaltma yönünde önemli bir seçim baskısına yol açabilir. Böylelikle mevcut kriz ABD’nin küresel konumunun sonlanmasına yol açabilir. Zorlu ekonomi seçenekleriyle karşı karşıya kalan ABD’nin, Avrupa’dan gelecek tek büyük tehdit olarak Çin’e odaklanması bekleniyor.  ABD’nin nükleer savunmasını sürdürmeye olan bağlılığı, Avrupalıların kendi yeteneklerini artırma çabalarını artırabilir. Avrupa’nın savunma harcamalarıyla ilgili siyasi kararlarda bunu hesaba katması gerekecek.

Değişen Durumlara Göre Gerçekleşebilecek Senaryolar

 Bu aşamada, bazı sonuçları tahmin etmek zor. Herhangi bir senaryoyu dört konuda sentezleyerek yazmak daha doğru olacaktır. Giderek azalan kaynaklar, değişen güvenlik ortamı, ABD’nin potansiyel gücündeki gerileme ve ABD’nin AB’ye uyum sorunu. Avrupa savunması açısından sonuçları, yani silahlı kuvvetleri, savunma sanayii ve askeri modernizasyonu bu dört başlığa bağlı olarak incelenmeli.

Savunma sanayi açısından, büyük ekonomiye sahip ülkeler uzun vadeli planlar yapmaktan ziyade, günü kurtarma ve salgının etkilerini azaltmaya yönelik hamleler üzerinde duruyor. Küçük ekonomili ülkeler ise geleceğe yönelik bir planlama ve yatırım eksikliğinin yanında silahlı kuvvetlerinin ve savunma sanayinin bir nebze daraltılması şeklinde karar alıyorlar. Bu senaryoda, krizin mali yükü hemen yıkıcı bir hale geliyor ve neredeyse bütün Avrupa hükümetleri, güvenlik hususları da dâhil olmak üzere devletin orta/uzun vadeli sorumlulukları üzerinde kısa vadeli sosyo-ekonomik harcamalara öncelik veriyor. Bazı hükümetler iflas ilan etmek zorunda bile kaldılar.  Avrupa’nın kararlılık ve savunma duruşunun bozulması, Avrupa’nın savunmasız kalmasına yol açabilir. Rus analistlerin geleneksel becerilerin kaybı nedeniyle nükleer barajın düşürüldüğünü varsaydıkları şu dönemde, güvenlik durumu gergin. AB ve NATO’da zorlu geçecek süreç, geri kalan parçaları toplayıp asgari düzeyde güvenilir bir duruş oluşturmak olacak. Bazı müttefikler uzun süre katkıda bulunamayacaklar.

Sanayiler sadece ani kesintilerden değil, aynı zamanda savunma faaliyetlerinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği ve ne zaman süreceği konusundaki belirsizlikten de zarar görecek. Avrupa’nın azalan ekonomik yatırımlarından dolayı sanayiler ve yatırımcılar, daha uzun soluklu istikrar sağlayabilecekleri bölgelere geçiş yapmak isteyeceklerdir. Bu Avrupa’nın belirli sözler ve ücret desteğini sağlayabileceği durumlar vasıtasıyla engellenebilir.

Bu şartlarda ABD’nin, Avrupa’ya ve NATO’ya bağlı olmaya devam etmesi muhtemel. ABD güçlerinin Avrupa kıtasında yer alması stratejik bir öncelik olmaya devam edecektir. Ancak NATO, önceden olduğu kadar geniş yelpazede faaliyet gösteremeyecek. Bu da caydırıcılığa karşı keşif operasyonlarının değeri üzerine başka bir yük ve risk paylaşımı tartışmasını tetikleyebilir ve dâhili uyuma ( etkileşime ) bir yük getirebilir. Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) alanındaki iç talep ve yatırımın düşmesiyle, Avrupa’nın savunma sanayii becerileri zarar görecektir.

İşbirliği ve Dayanışmanın Gerekliliği

En iyi senaryomuzda, salgının savunma bütçeleri üzerindeki genel mali etkisinin hafif olduğu ve sadece birkaç ülkenin ağır darbe alacağını varsaymak yerinde olacaktır. Burada, büyük Avrupa ülkelerinin vermiş olduğu erken siyasi vaatler, mali krizin savunma harcamaları üzerindeki etkisini yumuşattı. Salgının ekonomik etkilerinin büyük ekonomiler üzerinde daha yumuşak olması, güçlerini korumak için daha fazla ulusal borç alarak erken harekete geçmelerine imkan sağlıyor. NATO’da İngiltere, Almanya ve Fransa öncülüğünde atılacak adımlar, ittifakın kısa sürede kendini toparlamasına imkan verecektir.

Avrupalılar stoklarını doldurarak gereksiz, eski teknoloji donanımları tespit edecek ve kullanacaklar. Avrupa devletleri, orantısız şekilde sıkıntı yaşayan ordulara modern ekipman sağlayabilmek için, yeni sözleşmeler imzalayabilir. Daha büyük ülkeler, sektörlerini desteklemek için satın aldıkları donanımı kiralayabilir. Sonuç olarak Avrupa, ABD’ye olan bağımlılığını artırmayacak. Bunun yerine, Avrupa’da lider ülkeler, sanayi gücü, tedarik zinciri ve satın alma programlarını birleştirmeye yönelik bir yönetim oluşturabilirler. Askeri gücün büyük bir bölümünün korunması, Avrupalılara yeni ve mevcut tehditleri ortadan kaldırmada esneklik sağlayacaktır.

COVID-19 Etkisini Azaltacak Tedbirler

 COVID-19 kaynaklı bu krizde, büyük ekonomik buhran başladıkça, ülkeler savunma harcamalarını kısmaya çalışıyor. Fakat dünyadaki mevcut dengesizlik göz önüne alındığında, risk önleme yatırımlarının bitmesi büyük sorumsuzluk olur. Avrupa hükümetlerini on yıl önce aldıkları tedbirlere yönlendirecek bir durum söz konusu değil. Dünya bu krizin henüz başlangıcında ve mevcut durumun sonucunu değiştirmek için hâlâ zaman var.

Yeni Nesil Savunma Sanayinde İşbirliği

 Yaklaşan kriz nedeniyle savunma sanayi ve teknolojik yenilikler de risk altında. Alınacak önlemler kapsamında, kritik endüstri ve teknolojilerin şimdi tasarlanması gerekiyor. Kapsamlı otorite ve beceriye sahip tek bir yetkili bile olmadığı için bu durum zor olacaktır. Bununla birlikte salgın, Avrupa’nın savunma teknoloji ve sanayi üssünü yeniden yapılandırma ve güçlendirme fırsatını sunuyor. Ancak yeni bir tasarım, tasarruf yapılara oluşturulamaz. Bu yüzden, savunma sanayii sektörü üzerinde yapısal etkiyi oluşturmaya yetecek bir planlama ve yatırım gerekmektedir.

Yeni Fikirler

 Strateji, hedefler ve araçlar arasında sürekli yön verme anlamına gelir. Hedeflere ulaşmak için araçların daha küçük ölçekli ve daha üretken bir biçimde kullanılması gerekir. Bu yüzden, AB ve NATO hedeflerini küçültmeyi düşünmelidir. Alternatif ise hedeflerine ulaşmak için başka yollara başvurmak olacaktır. Bir Avrupa ordusunun kurulması ve buna paralel bir ARGE sisteminin oluşturması daha etkili ve daha az maliyetli olacaktır.

Silah Denetimi Fırsatı

Salgının sunduğu bir diğer fırsat ise silahlanma denetimi. Askeri harcamalarda tasarruf, yenilikçi yöntemler, fikir geliştirme ve uygulama fırsatı salgın bahanesiyle denenebilir. Büyük ekonomili ülkelerin liderliğini yapabileceği bir anlaşma ile silahlanma azaltılabilir ve denetim tedbirleri uygulanabilir. COVID-19, düşman ülkeler de dahil olmak üzere pek çok ülkenin ekonomik durumunu olumsuz etkileyeceği için, silahlanmayı denetleme tedbirleri savunma harcamalarını kısma amaçlı bir araç olarak görülebilir. Son derece düşük petrol fiyatlarıyla, Rusya mevcut modernizasyon planlarını sürdüremeyebilir. Bu hem geleneksel hem de nükleer silahlanma için geçerli. Ayrıca ABD henüz nükleer modernizasyonuna yeni başlıyor ve bu da Rusya’yı durdurma potansiyeline sahip bir durum. ABD’nin mali durumuna bağlı olarak, Moskova ve Washington arası görüşmelerin artacağını öngörebiliriz

Sonuç

Avrupa kendi kaderini hala şekillendirebilir. Kriz ve tepki erken bir safhada olduğu için, hükümetler ve savunma bakanları doğru stratejileri şimdi uygularlarsa, savunma sanayi üzerindeki etkiyi hafifletebilirler. Almanya’nın yaklaşmakta olan AB başkanlığı Avrupa’ya 2008 mali krizi sonrasında yapılan hataların önlenmesi için fırsat sunmakta. Avrupa, doğru adımlarla hareket ederse COVID-19 krizinden savunma sanayisini güçlendirerek çıkma şansına sahiptir.

About Author

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: