Demir Kubbe ve SkyHunter Füzesi

Savunma sanayide hava araçları ve füzelerin gelişmesiyle saldırıların ve harplerin boyutu da değişti. Gelişen silah sistemlerini engellemek için gelişmiş savunma sistemlerine ihtiyaç var. Hava savunma alanındaki bu sistemlerden biri de Demir Kubbe ve SkyHunter füzesi. Raytheon Füze ve Rafael Gelişmiş Savunma Sistemleri, kritik tesislerin ve yoğun nüfusa sahip alanların korunması için müşterek çalışarak adeta demir bir kubbe meydana getirdi. Bu kubbe kullanılmaya başlandığı 2011 yılından beri 1500 hava saldırısını yaklaşık %90 başarıyla engelledi.

İsrail’de Demir Kubbe

Demir Kubbe füze savunma sistemleri, başlangıçta İsrail topraklarına Hamas’dan ateşlenen füzelere ve roketlere karşı kullanılan, kısa menzilli anti roket, topçu ve havan topu (C-RAM) silah sistemlerinden oluşmaktaydı. Bugün ise ABD Raytheon ve İsral Rafael Savunma bir araya gelerek Skyhunter üzerinde çalışıyor.

İsrail, 2012 Gazze operasyonunda ateşlenen roketlerin yüzde 85’ini durdurduğunu açıklamıştı. Uzman değerlendirmelerine göre ise Demir Kubbe etkili bir sistem; fakat İsrail’in iddia ettiği kadar yüksek kabiliyette değil. İsrailli üretici Rafael Gelişmiş Savunma Sistemlerine göre, Demir Kubbe aynı zamanda helikopter ve diğer uçaklara karşı da çok kısa mesafeden savunma yapabilen bir silah sistemi. İsrail hâlihazırda 10 adet Demir Kubbe savunma sistemine sahip. Bu sistemler ayrı ayrı 60 mil kareye kadar savunabilir ve nüfus yoğun bölgelerde tehditleri engellemek için şehirlerin etrafına stratejik olarak yerleştirilmiştir. Yoğun nüfusa sahip şehirleri bir halka tavan altında koruyan sistemin radarları, gelen füze ve mermileri tespit etmektedir. Demir Kubbenin bünyesindeki füzeler, düşman füzeleri menzile girene kadar takip ederek gelen saldırı füzelerini imha etmektedir.

Demir Kubbe’nin Çalışma Sistemi ve Özellikleri

Demir Kubbe’nin I-DOME ve C-DOME olmak üzere iki çeşidi bulunmaktadır. I-DOME tamamen mobil taşınabilir ve tek bir kamyona sığabilecek büyüklüktedir. C-DOME ise denizde kullanmak maksadıyla üretilmiştir.

Demir Kubbe gündüz veya gece, alçak bulut altında, yağmurda, toz fırtınalarında ve siste olmak üzere tüm hava koşullarında çalışır. 24 saat boyunca savunma sistemine entegre durumdadır. Bir fırlatıcı roketatar sisteminde 20 adet kestirme roketi bulunmaktadır. Sistem gelen bir mermiyi tespit etmek için radar kullanmaktadır. 4-70 km’lik mesafede gelen tehditleri engelleyebilmektedir. Radar projektörün izini sürerken, gelen tehdidin imhası için diğer sistem bileşenlerini de uyarmaktadır. Projektörler vasıtasıyla nerede vurulacağı tahmin edilebilir ve sadece sistemin korumayı planladığı alandaki tehditlere odaklanılır. Issız alanlara ineceğini belirlediği tehditleri sistem göz ardı eder. Sistemin azami menzili 70 kilometre olduğu için kısa ve orta menzil hava savunma sistemi olarak görülmektedir. Ayrıca irtifası maksimum 4,5 kilometre civarındadır. Havada imha edilen füzeler göz ile görülebilecek noktalarda vurulmaktadır. Bu stratejik hedefleme sistemi, maliyet açısından verimi artırmak maksadıyla üretici firma Rafael tarafından düşünülmüştür. Sistemin büyük avantajları, geliştirilmeye her zaman açık olması ve yapay zeka kullanılmasıdır.

ABD’de Demir Kubbe

Defense News haberine göre, ABD Ordusu iki Demir Kubbe savunma sistemi satın aldı. Güçlü bir savunma sistemine sahip olmasına rağmen, ABD’nin yeni hava savunma sistemlerini Rusya ve Çin’in seyir füzelerine karşı olası saldırıları engellemek için satın aldığı değerlendiriliyor. ABD’nin bu sistemleri nasıl ve nerede konuşlandırmayı planladığı henüz belli değil. Defense News, füzelerin geçici olarak Cruise füze savunma sisteminde kullanılacağını iddia etmekte.

ABD’nin Skyhunter Testleri ve Sonuçları

ABD yaklaşık 1 milyar dolar büyüklüğünde bir bütçe harcayarak, bu iki hava savunma sistemini ordusuna kattı. Geçtiğimiz aralık ayında yapılan ilk testlerin sonucuna göre işler hiç de istendiği gibi ilerlemiyor. Konuyla ilgili olarak Silahlı Kuvvetler Komutanı, General Mike Murray yaptığı bir konuşmada sistemlerin entegrasyonuna değindi. Murray açıklamasında, “Çalışma uyumu konusunda, bazı siber sıkıntılar ve türlü zorluklarla karşılaştık. Buna dayanarak sistemleri hava savunma sistemimize entegre edemeyeceğimizi düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Savunma sistemindeki bu uyumsuzluğun asıl sebebinin, İsrailli yapım firması Rafael’in kullanmış olduğu yazılım sisteminin olduğu iddia ediliyor. Peki, ABD’nin yüksek maliyet harcayarak aldığı bu silah sistemini, kendi silah sistemlerine entegre edip edemeyeceğini test etmeden alması ne kadar mantıklı? Büyük çapta kullanılmasından ziyade sistem, ABD’nin kıtadan uzaktaki birliklerini, üslerini ve taktik operasyondaki askerlerini korumak amacıyla alınmış olabilir. Sistemin geliştirilme ve entegre sürecinde konu farklı yerlere çekilerek dikkat dağıtmaya yönelik açıklamalar yapılıyor. Yakın gelecekte durumun gerçek yüzünü daha iyi görebileceğiz.

İlgili Yazılar: https://savunma-sanayi.com/turkiyenin-s-400-sureci-ve-patriot-sistemlerle-mukayesesi/

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: