Denizaltıların Gelişimi ve Dünya Üzerindeki Filolar

Geçen ay Avustralya hükümeti, Fransız DCNS firmasıyla 12 yeni denizaltı inşası için 50 milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı. Yakın dönemde Avustralya denizaltı filosu üretimini planlamaya aldı ve hesaplamalara göre üretimi ve devamı için 200 milyar dolar üstünde bir bütçe ayırdı. Deniz Hakimiyet Teorisi’ni geliştiren Alfred Mahan’a göre deniz yollarının hakimiyetini sağlayan dünya hakimiyetini kazanacaktır. ABD’nin günümüzde asıl ordu gücünü deniz kuvvetleri olarak belirlemesi, diğer kuvvetlerini ve birliklerini deniz kuvvetlerine yardımcı unsur kılması ve yatırımlarını ağırlıklı olarak Deniz kuvvetleri nezdinde belirlemesi, Alfred Mahan’ın görüşleriyle örtüşüyor diyebiliriz. Peki denizaltılara yapılan bu büyük yatırımların sebebi nedir? Kısaca denizaltı filolarının geçmişine, günümüzde ülkelere maliyetine ve güncel olarak ülkelerin denizaltı filolarının büyüklüğüne göz atalım.

Denizaltı Filolarının Gelişimi

Askeri denizaltılar için tasarımlar 18. yüzyıla dayanır.  20. yüzyılın başında modern denizaltı icadı için teknolojik gelişmeler meydana geldi. Bataryalarda ve dahili yanmalı motorlarda (önce benzinle, sonra dizel ile) meydana gelen gelişmeler denizaltıları çok daha güvenilir ve kullanılabilir hale getirdi. Periskobun icadı denizaltıların yüzeye daha yakın bir yerden neler olup bittiğine bakmalarına izin vermeye,  jiroskopik pusula da onların nerede olduklarını anlamalarını sağladı.

Şimdilerde Avustralya milli üniversitesinde Stratejik ve Savunma Çalışmaları Merkezi’nde yardımcı öğretim üyesi olarak görev yapan eski bir deniz subayı olan Ames Goldrick, bu gelişmelerin denizaltıların 1. Dünya Savaşı’nda önemli rol oynamasına olanak sağladığını söylüyor.

1914’ten önce, savaş gemileri denizlerde kontrolün ele geçirilmesini sağladı ve savaş filoları yalnızca savaş gemilerinden oluşuyordu. Denizaltıların ortaya çıkması ve karadan uzak mesafelerde uzun süreler boyunca görev yapabilme kapasiteleri, savaş gemilerinin daha hızlı hareket etmesine sebep oldu.

Denizaltılar özellikle Almanlar tarafından ekonomik savaş ve düşmanlara erzak gitmesini engellemek için kullanıldığında kilit bir silah haline geldiler.

Atlantik cephesi, İkinci Dünya Savaşı’nın en uzun dönemi oldu ve onu kaybetme olasılığı Winston Churchill’i korkutan en önemli konuydu.

Ama Almanlar Atlantik savaşını kazanmadı, Müttefikler kazandı. Önemli olan hususlardan birisi de savaşın sonucundan ziyade bırakmış olduğu etkilerdi. Denizaltıların önemi ve gücü ortaya çıkmıştı.

Pasifik’teki denizaltılar Japonya’nın yenilgisinde önemli bir rol oynadılar. Japonlar kendilerine karşı büyük bir cephe açılmasına hazırlıklı değildiler ve bu durumu iyi yönetemediler. Başlangıçta kusurlu torpidolarla ilgili bazı sorunları olsa da, Amerikan denizaltı gücü, 1945’in başında Japonya’nın tüccar filosunu azaltmada önemli bir faktör oldu ki Japonya’nın başta ekonomik gücünü bu ithalat ve ihracat faaliyetleri oluşturuyordu.

Dizel-elektrikli Motorlardan Nükleere Dönüşüm

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra denizaltılar nükleer güç kullanmaya ve nükleer silahlar taşımaya başladı ve bu durum Soğuk Savaş sırasında büyük bir stratejik rol kazandı. ABD ve Sovyetler Birliği, denizaltıların daha uzun süre boyunca sular altında kalmasına olanak sağlayan nükleer güç geliştirdiler. Nükleer denizaltılar da gemidekiler için daha büyük ve daha uyumluydu.

Rhode Island’daki Deniz savaşları Koleji Strateji Profesörü James Holmes, “Eski dizel-elektrikli denizaltıların sıkışık durumu ve imkansızlıkları, nükleer enerjinin gelişmesiyle büyük ölçüde hafifledi.” diyor.

Sınırsız güç kaynağı ile birlikte çalışan sistemler, havalandırmanın iyi olması ve geminin neredeyse sonsuza kadar seyahat edebilmesi anlamına geliyor. Nükleer motorların yanı sıra, Soğuk Savaş dönemindeki denizaltıları nükleer silah taşıyabiliyorlardı ve nükleer güç, caydırıcı gücün önemli bir parçası haline gelmişti.

 

ABD Denizaltı Filosunda Son Durum

Denizaltılar oldukça pahalılar. Hem üretim maliyeti hem de ikamesinin sağlanması devlet bütçesinde büyük bir kaynak ayrımı gerektirir. Nükleer silahlar barındırması ise ayrı bir tartışma konusu.

ABD’de denizaltı filosunun genişliği ve onlar için harcanan bütçe de gündemde. Problem, onların finansmanının gerçekten zor olduğu gerçeğidir. Birleşik Devletler Donanması sadece nükleer kuvvetli denizaltıları çalıştırıyor. Bu program o kadar pahalı ki, donanma yönetimi eğer daha yaratıcı bir şekilde finanse edecek bir yol bulamazsa, 2020’lerde Amerika Birleşik Devletleri’nin gemi inşa bütçesinin tamamını tüketeceği düşünülüyor.

ABD Donanması tüm bu finansal kriz durumuna rağmen, 48 tane taarruz denizaltısına ihtiyacı olduğunu belirtti. Son bildirilen verilere bağlı olarak 52 veya 53 adet denizaltısı bulunuyor.

 

Rusya ve Çin’in Denizaltı Programları

Rusya ve Çin, Amerika Birleşik Devletleri’nin açık denizlerdeki en büyük rakipleri. Ve Rusya’nın uzun zamandır Amerika’nın ezeli düşmanı olması nedeniyle, denizaltı programı hakkında çok daha fazla şey biliniyor. Rusya, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra çok acı bir dönem geçirdi. Bütün filo iskeleye demirlemişti. 1990’ların sonunda en büyük sorun Rusya’nın Sovyet döneminden kalma denizaltıları. Yenilerini inşa etmek yerine nasıl elden çıkarabileceğiydi ki şimdi günümüzde hala bunu deniyorlar. Son yıllarda, çok sessiz ve çok etkili olan yeni bir denizaltı sınıfı oluşturdular. Çin giderek daha önemli bir deniz gücü haline geldi ve denizaltı filosunu büyüttü, ancak nükleer denizaltıların bu denklemin önemli bir parçası olmadığı kanısındalar. Dizel-elektrikli denizaltı filosunu, deniz stratejisinin merkezi haline getirdiler. Çin denizaltı filosunu dizel-elektrikli sistemler üzerinde geliştirme yönünde adımlar atıyor. Bu filoyu, nispeten ucuz olması sebebiyle tercih ederek, füzeler ve torpidolarla donatıyorlar. Belki de Amerika Birleşik Devletleri Donanmasına rakip olamayacaklar, ama en azından ABD’nin bu konuda önlemler almasını gerektirebilecek bir güç haline geldiler.

Bir denizaltının ülkeye yıllık olarak maliyeti 30-40 milyon dolar civarında oluyor. Denizaltıların büyüklüğü, kullanmış oldukları yakıt ve personel giderleri göz önüne alındığında harcanan bütçe azımsanmayacak miktarda. Harcanan giderleri tam olarak yansıtmak doğru olmayacaktır fakat denizaltıların üretim maliyeti bize ortalama bir fikir verecektir.

Denizaltıların Ülkelere Göre Maliyet Değerleri

Günümüz, belli başlı denizaltı tasarımlarına ait öngörülen birim maliyet değerleri:

 

  • ABD (Virginia )       : 190.000
  • İngiltere (Astute)   : 250.000
  • İspanya                   : 250.000
  • Japonya                  : 200.000
  • İtalya                        : 310.000
  • Türkiye                     : 350.000
  • Yunanistan              : 310.000
  • Güney Kore              : 200.000

*Yukarıdaki Fiyatlar Birim/ton fiyatlarıdır ve silahlandırma ücretleri dahil değildir.

 

Ülkelerin Denizaltı Filoları ve Gücü

Bugünün en büyük denizaltı filolarına ilişkin veriler şu şekilde:

Amerika Birleşik Devletleri (Tümü Nükleer)

  • 14 balistik füze denizaltısı
  • 4 güdümlü füze denizaltısı
  • 37 taarruz denizaltısı

Britanya (Tümü Nükleer)

  • 4 balistik füze denizaltısı
  • 7 taarruz denizaltısı

Rusya

  • 13 balistik füze denizaltısı
  • 7 güdümlü füze denizaltısı
  • 17 nükleer taarruz denizaltısı
  • 23 geleneksel taarruz denizaltısı

Fransa (Tümü Nükleer)

  • 4 balistik füze denizaltısı
  • 6 taarruz denizaltısı

Çin

  • 5 balistik füze denizaltısı
  • 5 nükleer taarruz denizaltısı
  • 56 geleneksel taarruz denizaltısı

Hindistan  

  • 1 balistik füze denizaltı
  • 1 nükleer taarruz denizaltı
  • 13 geleneksel taarruz denizaltısı

Global firepower 2020 verilerine göre, dünyadaki en güçlü filoya sahip ilk 10 ülke resimdeki gibidir.

Bu sayıların karşılığında bir açıklama yapmamız gerekli diye düşünüyorum. Doğu denizaltı filoları ilk bakışta her ne kadar NATO denizaltı filolarına oranla daha büyük sayıda görünse de, NATO filoları açık deniz filolarıdır ve her an, her türlü tehlikeye hazır durumdadır. Buna karşın doğu filolarında bulunan denizaltılar çoğunlukla kıyı görevleri için kullanılabilir. Rusya’nın özellikle geçmiş dönemlerdeki ekonomik sıkıntıları ve denizaltı filolarına gerekli önemi ve hassasiyeti vermemiş olması bu duruma neden olmuştur. Kısacası bu verilen rakamlar sadece kâğıt üstü, sayısal verilerdir. Nitelik bakımından filoların kıyaslanması paylaşılan bilgilerle mümkün değildir.

İlgili Yazılar: https://savunma-sanayi.com/japonyanin-yeni-teknoloji-denizaltilari-lityum-iyon-bataryalar/

 

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: