Hibrit Savaş Stratejisinin İki Aktörü : İran ve Rusya

Hibrit savaş, teoride henüz ortak bir tanımı yapılamamış olsa da pratikte barındırdığı belirli unsurlar nedeniyle savaş teknikleri içinde günümüzde önemli bir yere sahip. Hibrit teknikler savaş tarihinde sıkça kullanılmış olmasına rağmen asıl isimlendirme ilk kez 2007’de Hizbullah’ın Lübnan Savaşı’nda uyguladığı teknikleri ifade etmek için kullanılmıştır.

Kelime anlamı olarak iki farklı güç kaynağının bir arada bulunması anlamına gelen hibrit, terim olarak bu stratejiyi kullanan aktör ülkenin hedef ülkeye yönelik politikasını gerçekleştirmek için birden fazla unsuru bir arada kullanmasıdır. Bu unsurlar askeri unsurlarla birlikte planın başarıya ulaşması için hayati önem taşıyan askeri olmayan unsurlardır. Ekonomik güç, bilgi harbi, diplomatik kontrol, siber harekat askeri olmayan unsurların başlıcalarıdır.

Aktör ülke bu savaşı başlatırken konvansiyonel unsurlarını özellikle ikinci planda tutar. Çünkü konvansiyonel savaş maliyetli ve gürültülüdür. Gözlemlenmesi ve karşılık verilmesi muhtemeldir. Oysa hibrit savaşın doğasında belirsizlik vardır. Bu belirsizlik hedef ülkeyi uğradığı operasyona savaş tanısı koyması noktasında oyalar. Hibrit savaşı bütünüyle olmasa da büyük oranda başarıya ulaştıran unsur işte bu savaş ve barış arasındaki belirsizliğin sebep olduğu şaşırtmaca ve zaman kazanmadır.

Hibrit savaş sadece büyük devletlerin kullandığı bir uygulama değil fakat bunu uygulayan ülkenin maruz kalan ülkeye göre askeri üstünlüğünün olması bu gücü her aşamada kullanmayacak olmasına rağmen kullanabileceği ve bu takdirde başarıya ulaşacağı algısının oluşmasında önemli. Sahip olduğu askeri üstünlük, olayların sıcak savaşa evrilmesi halinde de aktör ülkenin başarısını destekleyecektir.

Hibrit savaşta askeri ve askeri olmayan unsurların senkronize şekilde hareket etmesi kritiktir. Yayıldığı alanın büyüklüğü her ne olursa olsun merkez ile unsurların eşgüdümü operasyonun kaderini belirler. Operasyonda askeri unsur olarak özel güvenlik şirketleri büyük rol oynar. Bu hem konvansiyonel gücün enerjisini dışarı dağıtmamak hem de halkın devlete yönelik baskısının önüne geçmek ve muhtemel suçlamaları inkar edebilmek için önemlidir. Bunlar kadar önemli olan bir diğer unsur askeri olmayan unsurlardır. Askeri olmayan unsurlar askeri unsurların tamamlayıcısı niteliktedir. Bunlar; hedef ülkenin barındırdığı muhalif unsurlar, bilgi harbi, politik ve ekonomik unsurlar olarak gösterilebilir.

Aktör, sahip olduğu askeri ve diğer enstrümanları koordineli bir şekilde kullanmalı ve hedefine ulaşıncaya kadar bu süreci gizli operasyonlarla olabildiğince uzun vadeye yaymalıdır. Böylece konvansiyonel gücünü geri planda tutmasına rağmen hedef ülkeye potansiyelinin üzerinde bir zarar verebilir. Örneğin; basın organlarından ya da bizzat askeri kurumlardan sızdırılan yanlış bilgilerle hedefteki politik lideri yanıltma, kamuoyunu manipüle etme bunlardan birkaçıdır.

Dünya geneline bakıldığında hibrit savaş stratejisini kullanmak pek çok ülke için mümkün olsa da özellikle İran ve Rusya bu noktada göze çarpmaktadır. 2001’de İran’ın ABD ve İsrail’e karşı HAMAS ve Hizbullah gibi terör örgütlerini kullanması veya 2013-2014 Ukrayna Krizi’nde Rusya’nın Kırım’ı ilhakı şüphesiz hibrit tekniklerle mümkün olmuştur.

İran

İran, 1979 İslami Devrimi’nden sonra mevcut ordusu Arteş’i Şah rejimine bağlı olduğu gerekçesiyle ötekileştirmiş ve İran Muhafız Orduları’nı kurmuştur. Muhafız orduları, ordu kimliğinin yanında istihbari yetenekler de taşımasıyla tam anlamıyla hibrit bir yapı örneğidir. Başlıca görevi rejimi korumak olan bu ordu hibrit yapılanmanın askeri ayağının asimetrik unsurudur.

Muhafız ordularının asimetrik yapısı, ona merkeze bağımlı olmayan dağınık kabiliyet yeteneği kazandırmıştır. Dolayısıyla komuta kontrol zayıflığında dahi ordu, operasyon sürecini devam ettirme yeteneğine sahiptir. Muhafız ordularının bünyesinde barındırdığı Basij Paramiliter Güçleri ve Kudüs Güçleri de hibrit oyunlarında güçlü birer piyon. Bu piyonlar hedefteki muhalif unsurların organize edilmesi, halkın kışkırtılması gibi önemli görevleri başarıyla yerine getirerek operasyonlarda ordunun elini güçlendirmektedir. Özetle İran Muhafız Orduları’nın sahip olduğu çok sayıda ve farklı unsur, istihbarat becerisi ve dağınık harekat yeteneği onu hibrit savaşa entegre hale getiriyor.

 Rusya

Hibrit savaş stratejisini başarılı bir şekilde uygulayabilen bir diğer ülke ise Rusya. Özellikle Ukrayna krizi sürecinde konvansiyonel unsurlarını olabildiğince geri planda tutup doğru oyuncu ve taktik tercihiyle Kırım’ın ilhakını gerçekleştirmiştir. Rusya’nın bu süreçte temel hedefi Batı yanlısı Ukrayna hükümetini istikrarsızlaştırmak ve Ukrayna’yı kendi güdümünde bir liderle yönetmek. Büyük oranda başarılı bir süreç yürüten Rusya bunu yaparken özellikle muhalif halk kitlelerini kışkırtmış, bilgi harbi uygulamış ve son derece aktif olduğu bu savaşta gizlilik ve belirsizliğe önem göstermiştir. Zira kriz sürecinde Rus kaynakları, bölgede Rus askerlerinin bulunmadığını yerel milislerin çarpıştığını iddia etmiştir. Gerçekleştirdiği silah sevkiyatlarına yönelik ise inkar politikası izlemiş ve bunların özel askeri gruplar tarafından yürütülüyor olabileceğini savunmuştur. Bu beyanlarla batı kamuoyunu manipüle etmeyi planlayan Rusya yürüttüğü operasyonun sürdürülebilirliğini amaçlamıştır.

Bu süreçte sadece askeri operasyonlar ve iç politikada hareketlenmeler oluşturmakla kalmayıp aynı zamanda Ukrayna ordusunun iç dinamikleriyle de oynamıştır. Rütbelerini koruma vaadiyle askerlerin yarısını taraf değiştirmeye ikna etmiştir. Aynı anda Ukrayna merkez bankasına ve devletin internet sitelerine siber saldırılar düzenlenmiş, Ukrayna hükümetinin adeta elini bağlamıştır.

Bu aktif, koordineli ve bir o kadar gizli sürecin sonucunda Kırım’ın ilhakı gerçekleştirilmiş, Ukrayna’nın NATO ve AB ile ittifak kurmasının önüne geçilmiştir.

Sonuç

Savaş ve barış arasındaki netlik çizgisini yok edip savaşın şeffaflığını azaltan bu yeni nesil savaş türü sıcak çatışmalardan daha yıpratıcı etkiler yaratmakla birlikte dondurulmuş çatışma ortamını korumaktadır. Doğası gereği karmaşık, belirsiz ve gizli olması sebebiyle aktör unsur tarafından başarılı bir senkronizasyon ile uygulanması halinde hedefe potansiyel gücün sebep olabileceğinden daha fazla zarar veriyor ve hedef unsurun savunma mekanizmasını şaşırtıyor. Yıpratıcı etkisi fazla bu çok unsurlu savaş stratejisinin günümüzde de uygulandığı ve uzun vadede uygulanmaya devam edeceğini söylemek mümkün.

 

About Author

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: