Modern Korsanlık ve Deniz Haydutluğu Vakaları : Bölüm – 2

Konuya bir giriş niteliği taşıyan buraya kadarki olan bölümde (önceki yazı) haydutluk ve korsan kavramlarını, haydutluğun ne olduğunu, nerelerde daha çok, çok olan bölgelerde hangi türlerde ve hangi silahlarla olduğu gördük. Şimdi ise haydutluk karşısında mürettebatın duygu ve düşüncelerini, hal ve tavırlarını, hangi adımları izlediklerini anlamak ve bizzat yaşanmış olayları anlamak adına İstanbul Üniversitesi Deniz taşımacılığı ve işletmeciliği bölümünde okuyan 4. Sınıf öğrencisi XXX ile yaptığımız röportajdan kesitleri size sunacağız.

NOT: Geminin ismi, izlediği rota, teknik bazı özelikler, mürettebat isimleri ve bazı diğer bilgiler gizlilik amacıyla röportaja yansıtılmamıştır.

Öncelikle geminin özelliklerinden ardından sizin gemiye nasıl dahil olduğunuzdan, ne kadarlık bir süre boyunca çalıştığınızdan ve geminizin izlediği rotadan bahseder misiniz?

Benim çalıştığım gemi, 5 ambar 4 cranelik bir kuru yük gemisiydi. Stajım 6 ay sürdü. Ben gemiye Singapur’da dahil oldum. İstanbul’dan Singapur’a uçakla geçip orada bir gün konakladıktan sonra gemiye dahil oldum. Ben gemide göreve başladığım zaman gemi fosfat yükü almıştı. Singapur’dan fosfat yükünü tahliye etmek üzere Endonezya’ya geçtik. Tahliyeden sonra Endonezya’nın başka bir bölgesinden kömür aldık. Aldığımız kömürü Hindistan’da boşalttık. Hindistan’dan Mozambik’e boş gidip Mozambik’ten yine kömür aldık. Aldığımız kömürü Myanmar’da boşalttık. Myanmar’dan sonra da rotamızı izlemeye devam ettik.

Çizdiğiniz rotalar arasında Myanmar, Mozambik gibi riskli bölgeler de var. Bu bölgelere gideceğinizi öğrendiğinizde neler hissettiniz, korktunuz mu?

Sadece ben değil yanımdaki mürettebat dahil olmak üzere herhangi bir korku hissetmedik. Zira biz eğitimde gördüğümüz olaylar ve bu olaylara alınan önlemleri bilmemiz sebebi ile korkmuyorduk. Gerekli uygulamaları yaptığınız takdirde hiçbir ticari gemi bu korkuyu hissetmez.

Peki riskli bölgeler için siz gemide nasıl tedbirler aldınız?

Biz Hindistan’dayken birinci güvenlik seviyesindeydik fakat Mozambik’e giderken ikinci güvenlik seviyesine geçtik. İkinci güvenlik seviyesinde olmamız demek olağan tedbirlerin de üstüne tedbir almamız demek oluyor. Örneğin gemi demirliyken gemi girişi dışında tüm kapılar kilitlenir. Girişte de bir zabit bulunur. Ayrıca gemi açık bir alan olduğu için tırmanılabilecek yerlere zincir koyarız. Aslında bir ve ikinci seviyeler birbirinden çok ayrılamaz. Fakat üçüncü seviyede durum farklıdır. Risk kesinken 3.seviyeye geçeriz. Mesela üçüncü seviyedeyken gemideki gözcü sayısı arttırılır. Güverteye yangın hortumları döşenir. Ayrıca “guard” da kiralanabilir. Guard, koruyucu paralı askerlerdir. Bu askerler liman devleti tarafından sağlanır. Guard sayısı duruma göre değişebilir. Mesela 2019’da Basra Körfezinde iki geminin patlatılması ardından ben Basra Körfezinden geçtim. Ve orada gördüm ki gemiler limanda bekleyip guard almak için sırada bekliyorlardı.

Guard her riskli bölgeden geçerken alınır mı? Tamamen tercihe mi bağlı?

Guard almak tercihe bağlıdır. Benim çalıştığım şirketin benden bir önceki seferinden bahsedersem bunu daha rahat anlayabiliriz. Benden önceki seferlerinde Avusturalya’dan Yemen’e yardım paketi dahilinde buğday taşımak üzere yola çıkmışlar. İç savaşın olduğu ve Aden Körfezinde olan bu bölgede normalde guard alınması beklerken onlar almamayı tercih etmişler. Guard almayıp 3.güvenlik seviyesini uygulamışlar. Haydutluğa karşı önlem olarak geminin yaşam mahalinden dışarı çıkmamışlar. Ayrıca güvertede herhangi bir çalışma yapılmamış. Gemideki tüm kapılar kilitli tutulmuş. Kapılar hakkında ayrıca belirtmek gerekir ki bahsettiğim kapılar güçlü ve ağır olduğu için ancak patlatılma yoluyla açılabilir. Ayrıca geminin güvertesini dikenli tel döşemişler. Ve son olarak da güvenlik toplantısı düzenleyip görev dağılımı yapılmış. Yani demem o ki guard almayıp gerekli önlemleri almanız yeterli olabilir.

Şimdiye kadar gemiye haydutların girmemesi için alınan tedbirlerden bazılarını anlattınız. Peki ya bir şekilde gemiye girilmesi dâhilinde yapılanlar nelerdir?

Gemiye korsan geldiği andan itibaren hiçbir şekilde mürettebat korsana müdahale edemez. Müdahale etmek istesen dahi silahlı bir adama karşı silahsız bir şekilde nasıl bir mücadele verebilirsin? Bizim silahsız olma sebebimiz ise gemide silah bulundurmanın yasak olması. Silahın mürettebat için yasak olmasının temel sebebi herhangi illegal bir ticareti engellemek ve herhangi olası bir eyleme mahal vermemek. Bazı bölgelerde kamaralarda sigara bulundurmak bile yasaktır. Biz limana yanaştığımız zaman liman görevlileri gelip kamaraları köpeklerle ararlar. O yüzden gizli bir şekilde bile olsa silah bulundurmak çok zor. Velhasıl kelam hayduta müdahale edemediğiniz gibi haydutların geleceğini anladığınız zaman da geminin özel bölümü olan kriz odasına telsiz alarak geçersiniz. Aldığınız telsiz sayesinde limanla iletişim kurup durumunuzu belirtirsiniz. Durumun anlaşılması ardından size en yakın askeri donanma gelip haydutlara müdahale eder. Siz durumunuzu belirtemeseniz dahi ISPS kodun gereğince gemilerde kameralar vardır. Bu kameralar 7/24 geminin bağlı olduğu şirket tarafından izlenir. Siz söylemeseniz dahi kameralardan görünür ve şirket sizin için liman devletiyle iletişime geçer.

Sizin izlediğiniz rotada riskli bölgelerden geçtiğinizi gördük, peki haydutluğa dair herhangi bir olay yaşadınız mı?

Aslında ilk başta haydutluk sandığım bir hadise başımıza geldi. Hadise biz Mozambik’teyken yaşandı. Biz Mozambik’e ikinci güvenlik seviyesinde geldik. Liman dolu olduğu için biz limandan yarım mil uzağa gemiyi demirledik. Ertesi gün limana girmek için bu geceyi açıkta geçirmemiz gerekiyordu. Bağlı olduğumuz acenta, biz açıkta demir attığımız için haydutluk faaliyetine karşı bizi uyardı. (Acenta konusunda bir parantez açmak gerekir sanırım. Bir gemi bir ülkenin limanına yanaştığı zaman o bölgeden yerel bir acentayla çalışır. Acentanın görevi gerekli evraklar vb. hukuki süreçleri gemi için halletmektir.) Acentadan gelen uyarı üzerine biz de gece boyunca nöbetleşe gözcü ve bir zabit bırakma kararı aldık.

Nöbetleşe görev başladığından sonra saat 04.00-08.00 arasında nöbet sırası benimdi. Aynı sırada geminin üstünde de bir zabit nöbet tutmaktaydı. Her yer karanlık olduğu için elimde fenerle tur atıyor, gemiye çıkılabilecek noktaları kolaçan ediyordum. Sabaha karşı 05.00 sularında kanolarla bize doğru gelen bir grup gördüm. İlk başta balıkçı sandım çünkü o saatlerde balığa çıkan insanlar olduğunu biliyordum. Onları balıkçı sanışım bağırarak “Allah-u Ekber” dediklerini duyduğum ana kadardı. Sürekli bağırarak bize doğru geliyordu. İlk başta bir sersemledim çünkü ilk defa karşılaşıyordum ve bu staj benim ilk uzun stajımdı. Acenta bizi uyardığı için ve Allah-u Ekber diye bağırdıkları için onları korsan zannettim. Onlar gelirken geminin yukarısındaki zabite: “Abi DAEŞ geliyor haberin olsun.”dedim. Bana ilk başta ne yaptıklarını sordu ben de tekbir getirerek bize geldiklerini söyledim. Bunun üzerine zabit içeri kaçmamı söyledi. Zabit gelenlerin haydut olduğundan emin olmadığı için beni kaptanın yanına gönderdi ve alarma basmadık. Biraz süre geçtikten sonra kanolarıyla geminin yanına geldiler. Ondan sonra onlarla konuşmaya başladık. Siz kimsiniz diye sorduğumuzda bize tüccar olduklarını ve bize mango ve internet kartı satmaya geldiklerini söylediler. Bunun üstüne biz de neden tekbirlerle geldiklerini sorduk. Onlar da cevaben: “Biz sizin Türk gemisi olduğunuzu öğrendik. Sizden önce bir Türk gemisi daha vardı. Onlarla ticaret yaparken siz geldiniz. Bize sizin de Türk olduğunuzu söyleyince biz de sizle alışveriş yapmaya gelirken böyle bir karşılama yapalım istedik.” Biz de bunun üstüne onlarla konuşmaya devam ettik. Onlar da Müslümanmış. Hepsinin adı Ahmet, Mustafa, Muhammed benzeri isimler. İlginçtir ki bize mango vermek karşılığında boş plastik bidon istediler. Onlar için çok değerliymiş. Hatta bir tane dolu şişe attım. Bir adam çok duygulanıp ağladı. Bunun üstüne biz de bazı eski kıyafetlerimizi verdik. Ayrıca temiz su da verdik.

Her ne kadar haydutluk sayılmasa daha başlı başına ilginç bir olay. Peki haydutluk eylemlerine mürettebatta maruz kalmış biri var mıydı? Varsa anlatır mısınız?

Vardı. Rakamlar her ne kadar Somali bölgesini gösterse de son yıllarda özellikle Güney Çin denizi bölgesinde haydutluk hadisesi çok fazla oluyor. O kadar fazla ki artık o bölgede bir denizci başına gelen bir haydutluk hadisesini anlatınca gülerek karşılıyoruz. Mesela benim mürettebatımın yarısı Bangladeş’te haydutluğa maruz kalmıştı.

Güney Çin denizi bölgesine giden gemiler daha çok hammadde taşırlar. Bangladeş bölgesinde hırsızlık artık normal bir hale gelmiştir. Öyle ki bu bölgede hırsızlık yapan gruba “Ali Baba” ismini veriyorlar. Bu grubun izlediği yöntem diğer hırsızların izlediği yöntemden daha farklı. Grubun izlediği yöntem şöyle: Özellikle gece vakitlerinde gemi transfer yapsın veya yapmasın geminin baş kısmından gizli bir şekilde güverteye çıkıp gemi için oradaki hayati eşyaları çalmak. Bu eşyalara, gemi halatı (200 m), alet edevat, boya, hidrant kapakları örnek verilebilir. Grup bu eşyaları çaldıktan sonra geminin hareket etme saatini bekliyor. Geminin hareket saati gelince gemiye telsizden ulaşıp ihtiyaçları olan şeylerin kendilerinde olduğunu söyleyip malları yüksek fiyattan satıyor.

Bu malları çalmalarına engel olunabilir mi? Veyahut hırsızların gemiye çıktığını görünce onlara müdahalede veya en basitinden bir göz korkutmaya başvuruyor musunuz?

Açıkçası onlar sizin gözünüzü korkutuyor. Genelde bu insanlar makinalı tüfeklerle gemilere çıkıyorlar. Tüfeği olmasa en azından satır bıçağı oluyor. Zaten daha önce de bahsettiğim gibi bizim görevlerimiz arasında onlara müdahalede bulunmak yok. Müdahalede bulunmamızı da istemiyorlar zaten. Onları görünce bizim yapmamız gereken tek şey içeri kaçmak. Fakat bazen buna uymayan mürettebat da oluyor. Bir arkadaşımın başına gelen bir hadiseyi anlatmak gerekirse, olay yine Bangladeş’te oluyor. Güverteden ses gelince mürettebattan birisi koşa koşa güverteye gidiyor. Ondan sonra adamlarla göz göze gelince hırsız satırını çıkartıp ve ona doğru sallıyor. Bunun üzerine mürettebat da elini tamam şeklinde kaldırıp içeri geçiyor. Bir başka örnek de yine hırsıza koşan ve müdahale etmeye çalışan bir denizcinin bayılana kadar dövülmesi ile sonuçlanıyor.

 

 

About Author

1 Yorum

  1. Pingback: Modern Korsanlık ve Deniz Haydutluğu Vakaları : Bölüm - 1 | Savunma Sanayi

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: