Nükleer Denizaltılar

Nükleer enerjinin askeri vasıtalarda bilinen ender uygulamalarından biri olan nükleer denizaltılar dizel motorların ihtiyaç duyduğu yüksek oksijen sorununu çözmek için oluşturulmuş bir alternatiftir. Su altında giden araçlar için diğerlerinden farklı olarak oksijen de bir kıt kaynaktır ve her kıt kaynak gibi kullanımı vasıtanın askeri performansı üzerinde etki oluşturmaktadır.

USS – Nautilus

Askeri endüstriyel tasarımcılar bu çelişkiyi nükleer reaktörlerle çalışan denizaltılar üreterek aşmaya çalışmışlardır. Bilinen ilk nükleer denizaltı USS Nautilus’tur (SSN-571). 17 Ocak 1955 yılında suya indirilen bu denizaltının motorları General Dynamics tarafından geliştirilmiştir.

USS Nautilus dönemindeki denizaltılara kıyasla yüzeye hiç uğramadan en uzun süre yol alabilen denizaltıydı ve 20 deniz milinden daha hızlı seyredebiliyordu. Bu hız bahsedilen tarih için rekor niteliğindedir. Denizaltının en büyük avantajı olan gizlilik denizaltının yüzeye en az sıklıkta uğramasına ve muharip pozisyon alıp bombardımana başladığı ana kadar su altında kalabilmesine bağlıdır. Bu açılardan USS-Nautilus nükleer reaktörleri ile büyük bir gizlilik ve çarpışma avantajı elde ediyordu.

USS Nautilus Ağustos 1958’de 5 günlük bir yolculuk yaparak Kuzey Denizi’ni su altından geçmeyi başarmıştı. Soğuk savaş döneminde bu kabiliyet arktik çemberdeki deniz kontrolü açısından devrim niteliğindeydi. Buz kıran gemilerin yeterli teknolojiye sahip olmadığı bu dönemde Kuzey Buz Denizi’ndeki tek olası askeri aktivite nükleer denizaltılar tarafından icra ediliyordu.

Balistik Nükleer Denizaltılar

Bahsedilen gizlilik avantajı günümüzde nükleer denizaltıları operasyonel seviyeden, stratejik seviyeye taşıdı. Balistik kabiliyetlerle donatılan nükleer denizaltılar, nükleer savaş başlıkları içerecek füzeleri de taşıyabilir. Bu durum nükleer saldırılarda en önemli olan unsur olan ulaştırma kapasitesi açısından olağanüstü bir cephe ve bombardıman esnekliğine neden olmaktadır. Nükleer tehditlere karşı olası nükleer siloları izlemek ve bu silolardan gerçekleşecek saldırıları durduracak hava savunma sistemleri konuşlandırmak artık yeterli değildir. Çünkü balistik bir nükleer denizaltı, denizin herhangi bir noktasında aniden ortaya çıkarak nükleer saldırıda bulunabilir böylece artık bütün denizler nükleer saldırganlığa elverişli yeni bir cephedir.

Modern Nükleer Denizaltılar  

Bugün dünyada operasyonel durumda olan en fazla sayıdaki balistik nükleer denizaltıya Rusya sahiptir. Çoğu Sovyetler Birliği döneminde yapılmış olan bu denizaltılar Rusya’nın özellikle arktik güvenliğinde ve nükleer kapasitesinde büyük rol oynamaktadır. İkinci sırada ise Birleşik Devletler bulunmaktadır. Birleşik Devletler denizaltılardaki oksijen problemini farklı teknolojilerle kısmen çözmeyi başardığı için yeni nükleer denizaltı suya indirmemektedir ve 50’lerde oluşturduğu filosu büyük ölçüde tasfiye etmiştir.

About Author

2 yorum

  1. Pingback: Torpido Karşı Tedbir Sistemleri | Savunma Sanayi

  2. Pingback: Japonya'nın Yeni Teknoloji Denizaltıları : Lityum İyon Bataryalar | Savunma Sanayi

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: