Rusya ve ABD Uzay Savunma Sistemleri

Dünya korona virüs salgınını kontrol etmek için uğraşırken, ABD ve Rusya arasında arka planda savaş hala devam ediyor. Stratejik askeri amaçlar için uyduları etkisiz hale getirecek veya yok edecek ASAT silah projeleri hız kesmiyor. ABD, 13 Eylül 1985’te P78-1’i yok eden ASM-135 ASAT füzesini fırlattığından beri uzayda Rusya-ABD mücadelesi sona ermedi. Çin ve Hindistan’ın da katıldığı uzay savaşı,  gelişen havacılık ve uzay sanayi ile dünya savaşı haline gelebilir.

Rusya’nın Uzay Silah Sisteminde Son Durum

ABD Uzay Komutanlığı’na göre, Rus ordusu yörüngeden uyduları vurabilecek bir füze sistemi için yeni bir test yaptı. Uydu savar (ASAT) füze savunma sisteminin 10. denemesinin yapıldığına dair bilgi alan ABD, bu durumdan oldukça rahatsız.  Konuyla ilgili soruları yanıtlayan Amerikan Uzay Kuvvetleri Komutanı General John W.J.Raymond  “Rusya’nın DA-ASAT testi, ABD ve müttefik uzay sistemlerine yönelik tehditlerin gerçek, ciddi ve yaklaşmakta olduğuna dair bir örnektir. ABD saldırganlığına karşı mücadele etmekte ve ulusumuzun, müttefiklerimizin ve ABD ‘nin uzaydaki çıkarlarını savunmakta hazır ve kararlıyız” dedi. Rusya 2014 yılından beri uydu savar teknolojileri üzerinde çalışıyor ve son olarak Kasım 2019’da bir test yaptı. Şu anda sistem sadece bir mobil kara aracına bağlı balistik bir füze halinde. Dünya’daki çeşitli noktalardan hareket etme ve fırlatma kapasitesine sahip. Bu durum, bir statik füze fırlatma sahasına kıyasla savunmayı güç hale getiriyor. Raymond, ” Rusya bu testle, ABD’nin becerilerini kısıtlarken,  Rusya’nın uzay silahları programını durdurmaya niyeti olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Uzayda silah denetleme önerilerinin ikiyüzlü bir savunucusu olduğunun kanıtıdır,” dedi.

Rusya’nın kendi uydularından birini (bu durumda kullanılmayan bir uzay aracını) test için kullanması önerilmektedir. Ülke bu konuda, analistlerin anlayabileceği kadarıyla yeterli hareket kabiliyetine ve uygulama hedefine henüz ulaşmadı. ASAT testleri ülkelerin güç gösterisidir fakat bilim camiası tarafından şiddetle karşı çıkılmaktadır. Füze tarafından parçalanan bir uydu yıllar boyunca etrafa dağılmış, yüzbinlerce uzay enkazı bırakmaktadır. Bu parçalar diğer uydulara ve yanından geçen her uzay aracına tehdit oluşturmaktadır. Yüksek maliyetli bir uydunun güç gösterisi için zarar görmesi ne kadar mantıklıdır?

Diğer yandan, İngiltere’nin bir uzay gücü oluşturarak teröristlerle mücadele etme projesi ön planda. Gelecekte teröristler ve ulus devletler haberleşme uydularını hedef alarak ekonomiye zarar verebilir. İngiltere’nin bu konuda ne kadar bir bütçe ayırabileceği ve nasıl bir proje geliştireceği hususu merak ediliyor. Diğer büyük devletler uzay savunma ve silah projeleri konusunda sessiz davransa da gelişen konjonktürde bu sessizliğin uzun sürmesi beklenmiyor.

Pentagon’un Yeni Senkronize Uydu Projesi

ABD, ordusunun muharebe alanındaki her ögeyi birbiriyle senkronize etme düşüncesini geçtiğimiz günlerde masaya yatırdı. 2022 yılına kadar 20 taktik-haberleşme uydusu inşa edilmesi yönündeki bir öneri buna sebep olarak gösterildi.

Henüz bir yıllık Uzay Geliştirme Ajansı (SDA), uydu yapımcılarına “taşıma katmanı”(transport layer) ile ilgili planlarını anlatmak maksadıyla düzenlediği oturuma ev sahipliği yaptı. SDA müdürü Derek Tournear gazetecilere verdiği demeçte, taşıma katmanının, orduya ait mevcut haberleşme uydularının veya hizmetlerini kiraladığı ticari uydularının yerine geçmeyeceğini söyledi. Bunun yerine yeni katman ” silah sistemlerine verilmesi gereken taktik veri noktaları” üzerinde yoğunlaşacak. Dronelardan,  Dünya yörüngesindeki uydulardan ve diğer sensörlerden ziyade, zamana duyarlı veriler taşıyacak. Tournear, Pentagon yetkililerinin 2020 bütçesinde uyduları geliştirmek ve test etmek için 25 milyon dolar aldığını ve 2021 yılı için de 100 milyon dolar tutarında bir para talep ettiklerini söyledi.

Yapılan oturumla ilgili bir bilgiye göre, taşıma katmanının, SDA’nın üç kademeli bir uzay mimarisi kurma planlarında nasıl orta katman olacak. En düşük katman istihbarat, gözetim ve keşif uydularından meydana gelecek ve dünyanın yaklaşık 600 km üzerinde uçacak. Pentagon, gelecekteki manevra kabiliyetine sahip hipersonik silahların izlenmesinde, füze fırlatıcılarının gözlemlenmesi ve ani askeri harekatların takibi açısından sensörlerin çok önemli olduğunu söyledi. Yaklaşık 1200 km uzaklıktaki yörüngede duran bu uydular, ikinci bir sensör uydusu katmanının altında, kendi başına uçan taşıma katmanına verileri gönderecek. Bunlar ayrıca hipersonik ya da diğer füzelerin yörüngesini izleyip takip edebilecekler. Tüm uydular, zamanlama ve hareket verilerini yerle paylaşarak, alternatif bir GPS sistemi gibi hizmet verecek.

Pentagon, hedef ve tehdit verilerini anında paylaşmak için asker, gemi, uçak ve jet ögelerini senkronize edecek sistem üzerinde çalışıyor. Müşterek Tüm Etki Alanı Komutanlığı fikri üzerine kurulu uydu ağı, senkronize savaş stratejisinin kritik bir parçası olacak. Her kuvvet, bu stratejinin farklı bölümlerinde çalışıyor. Hava Kuvvetleri, Gelişmiş Savaş Yönetimi Sistemi veya ABMS adında büyük bir ağ oluştururken; Kara Kuvvetleri, Titan adını verdiği sensör verilerini iletebilmek için kendi ağını kuruyor. Tüm bu planlamanın ortak bir altyapıda kurulması ve koordinesi zor görünüyor.

SDA’nın takımyıldız planında “henüz bulunmayan” eksikliklerden biri de uyduların saldırıdan korunmasına yardımcı olacak bir koruyucu katman ve uzay savaşlarında diğer ülkelere karşı savaşma durumu.

Bu stratejik ve merakla beklenen hamlenin altyapısında, geçtiğimiz yakın dönemde sıkça üzerinde durulan muhtemel hava saldırılarını durdurmak ve gerekli istihbari bilgiyi toplamak var. Şuan projenin ilk aşaması, gerekli bütçeyi hazırlamak, takımyıldızının esnekliğini ve savunma gücünü geliştirebileceği planları ve hesaplamaları yapmak.

 

 

 

 

 

 

 

About Author

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: