Savunma Sanayinde Çoklu Rol Trendi

Soğuk savaşın bitmesinin ardından savunma sanayi ürünlerindeki inovasyon trendleri dikey ve derinlikli tek bir rolden, yatay ve çok rollü geliştirmelere doğru evriliyor. Muharebe sahasındaki simetrik inatlaşmanın azalması bundaki en büyük etken. Örneğin İkinci Dünya Savaşı’nda Birleşik Devletler’in ürettiği M sınıfı tanklar iki ana amaca hizmet etmek için üretilmişti. Amerikan askeri endüstriyel kapasitesini en verimli şekilde kullanmak ve anti-piyade çözümler sağlamak. Savaşın ihtiyaç duyduğu seri üretim ve ekonomik satürasyon hedeflerine uygun olarak mühendislik derinleşme her ürün için kendi alanında sınırlı kalıyordu.

Soğuk savaşın sonlanması ile birlikte ABD askeri endüstrisi rakipsiz hale geldi. ABD buna uygun olarak küresel yayılmaya devam etti ve deniz aşırı ülkelerdeki operasyonel kapasitesi buna bağlı olarakta maliyetleri arttı. ABD ve onun küresel güvenlik rolü için artık öncelikler terörle mücadele, asimetrik harp, küresel ticari güvenlik, ABD askeri imajının muhafaza edilmesi gibi unsurlar oldu. Bu başlıkların tamamı ise operasyonel maliyetleri en küçüklemek ve asimetrik harbe uygun bir küresel askeri organizasyona sahip olmakla mümkün.

ABD bugün askeri sahada muhatap olduğu hedefler için fazlasıyla ağır ve maliyetli bir güç. Nato karşıtı para-militer gruplar veya asimetrik organizasyonlar 50 bin Dolar’lık bir bütçeyle düzensiz, hafif bir vurucu piyade gücü organize edebilir ve Amerikan çıkarlarına milyonlarca Dolarlık zarar verebilir. Abd ise bu hedefleri Afganistan’da tanesi bir milyon Dolar’ın üzerinde maliyete sahip olan Tomahawk füzeleri ile vurmaya çalışıyor.

Ya da Amerikan çıkarları ile uygunluk göstermeyen ve zayıf askeri teknolojiye sahip bir Sahara-Altı Afrika “diktatörü” devrilmek istendiğinde USS-Stennis uçak gemisi sağlıklı bir “müzakere” için Afrika açıklarına demir atmalı. Bu devasa geminin yıllık operasyonel maliyetleri ise 400 Milyon Dolar civarında!

Bu iki örneği de kapsayabilecek esnek ve maliyet etkin çözümler ise ancak çoklu rol gemilerle sağlanabilirdi ve yeni jenerasyon destroyerler buna uygun olarak dizayn edildi örneğin USS-Zumwalt. Zumwalt’ın sahip olduğu rail gun ve balistik kapasitelerle hem anti-piyade çözümler için uygun hem de radarda görünmezlik özelliği sayesinde düşük radar teknolojisine sahip ülkelere karşı taktik hedefleri rahat vurabilecek olanaklara sahip. Yukarıdaki bahsedilen iki sorunu da uçak gemisi veya pahalı balistik füzelerin çözebileceği maliyetlerden çok daha ucuza çözebiliyor.

Sadece deniz değil neredeyse yeni jenerasyon savaş araçlarının tamamı çoklu role uygun olarak dizayn edildi. NATO’nun gözdesi F-35’ler çoklu role sahip uçaklar. Zırhlı araçlarda ise adaptasyon yeteneği ve modulerite giderek öne çıkan özellikler.

Çoklu rol trendinin geleceğini ise süper güçler arasındaki Proxy gerilimler belirleyecek. Daha doğrusu askeri-endüstriyel kompleksini yeniden inşa eden Rusya ve onun finansal, diplomatik destekçisi Çin’in ABD’nin küresel güvenlik rolüne meydan okuma düzeyi belirleyici olacak gibi. Eğer şu anki Proxy mücadele alanlarında bu güçler kalıcı ve uzun vadeli istihkamlarla karşı karşıya gelirlerse o zaman çoklu rol yerine rakibin askeri teknolojisini tek bir alanda aşan ve tek bir amaca hizmet eden araçlar ve endüstriyel trendler geri dönebilir. Düşük yoğunluklu savaş içinse çoklu role uygun inovasyonlar en uygun askeri çözümleri oluşturmaya devam edecek gibi görünüyor.

About Author

1 Yorum

  1. Pingback: Çin’in yeni nesil savaş uçağı J-20’nin stratejik amacı ne? | Savunma Sanayi

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: