Sinyal İstihbaratı – SIGINT

Sinyallerin günümüz bilgi çağında artan hacmi, hızı ve çeşitliliği askeri alanda ve ulusal politikaların belirlenmesinde istihbarat elde etmeyi her zamankinden daha zorlu ve heyecan verici hale getirmiştir. Savunma sanayinin gelişimiyle, teknik istihbarat toplama yöntemleri ön plana çıkmıştır. 19. yüzyılda telgraf iletişimi üzerinden gerçekleşen sinyal istihbaratı, günümüz şartlarında istihbarat örgütlerinin büyük yatırım maliyetleri altında sık kullandığı bir bilgi toplama yöntemi olmuştur. Küba Savunma Eski Bakanı Raul Castro 1993’de yaptığı açıklamada Rusya’nın Küba hakkında sahip olduğu bilgilerin %75’inin SIGINT aracılığıyla elde edildiğine değinmiştir. ABD başta olmak üzere çoğu devlet, sinyal istihbaratının özel bir istihbarat kurumu tarafından yapılması gerektiğini düşünmektedir.

Sinyal İstihbaratı Nedir?

İki nokta arasında bilginin taşınması için kullanılan fonksiyona sinyal adı verilir. Hedefin sahip olduğu elektronik cihaz ve haberleşme aygıtlarından yayılan sinyalleri analiz ederek karşı tarafın niyeti, kapasitesi, eğilimi ve gücü hakkında bilgi toplama faaliyetine sinyal istihbaratı denir. İletişimi sağlayan sinyaller arasında bulunarak bilgi elde etmek sinyal istihbaratının faaliyetidir. Düşman uzun menzilli füzelerinde yer alan atış kontrol biriminin yaydığı sinyallerin sinyal istihbaratıyla analiz edilmesi sonucunda atış kontrol sisteminin konumu, ne tür bir mühimmata sahip olduğu, mühimmatın menzili gibi kritik bilgilere ulaşmak mümkündür. İletişim istihbaratı, telemetri istihbaratı ve elektronik istihbarat Sinyal İstihbaratı – SIGINT kapsamında değerlendirilir.

Sinyal İstihbaratı Çeşitleri

İletişim İstihbaratı, telgraf, telefon, mobil ağ, telsiz, internet ve intranet üzerinden gerçekleşen iletişimin dinlenmesi ve izlenmesi faaliyetidir. Devlet adına yürütülen faaliyetlerde telefon konuşmalarının dinlenmesi, kriptolu mesajların kırılması, resmi yazışmaların ele geçirilmesi ulusal güvenliğin sağlanmasında büyük öneme sahiptir. Almanların şifreli mesajlaşma kanalı Enigma, İngiliz istihbaratı tarafından kırılmasaydı İkinci Dünya Savaşı’nda neler olurdu?

Elektronik İstihbarat, metin ve sesli mesaj içermeyen elektronik sinyalleri kullanarak bilgi edinme faaliyetidir. Uçaklar, gemiler, mobil silah sistemleri, uydular gibi savunma platformlarının bıraktığı radar izleri, elektronik istihbarat faaliyetleri kapsamında analiz edilerek konum tespiti ve tanımlama yapılabilir. Tespit edilen elektronik sistemin özellikleri, miktarı ve konumu hedef devletin gücünün ve niyetinin değerlendirilmesi açısından muharebe sahası istihbaratına katkıda bulunur.

Telemetri İstihbaratı, araçlar ve silahlar üzerinde yer alan sensör ve takip cihazlarının yaydığı elektronik sinyali kullanarak aracın hızı, motor gücü, donanım üzerindeki ısı miktarı, yakıt tüketimi, menzil durumu hakkında bilgi sahibi olmaktır. Düşmanın teknolojik olarak eksiklerini ve üstünlüklerini bilmek savaşta doğru karar alınmasına büyük katkı sağlar. Füze ve komuta kontrol merkezi arasındaki iletişimin analizi, telemetri istihbaratıyla mümkündür. İsabet oranını artırmak için kullanılan sensörlerin yaydığı sinyaller, dalga boyundan kokuya birçok değişkeni hedef almaktadır. Bu sinyalleri yönlendirmek ve tanımlamak telemetri istihbaratının konusudur.

Sinyal İstihbaratında Aldatma

Sinyalin istihbarat toplama konusunda popüler olması, sinyal istihbaratını aldatma amacıyla kullananların sayısını artırmıştır. Yanıltıcı, ilgisiz, eksik bilgiler, iletişim ağında kullanılarak istihbarat toplayanlar yanlış yönlendirilmektedir. Devletler, izlenildiğini veya dinlenildiğini düşündüğü kanallar üzerinden yanlış bilgi içeren sinyaller göndererek elektronik harbe katılırlar.

Sinyal İstihbaratı – SIGINT’in Tarihi

  1. Dünya Savaşıyla birlikte hızla gelişen savunma sanayi, yayılan sinyal miktarının artışına sebep olmuştur. Elektronik silah ve teçhizattan yayılan, şifreli mesajların iletilmesi için kullanılan sinyallerin tespit ve analiz edilmesi ihtiyacı doğmuştur. Amerika’nın Magic’i, İngiltere’nin Ultra’sı tespit edilen sinyallerdeki mesajların okunması konusunda adım atarak sinyal istihbaratının temelini oluşturmuştur. II.  Dünya Savaşı’nda elde edilen sinyal istihbaratının paylaşımı ve gelişimi için İngilizce anadile sahip beş devlet UKUSA anlaşmasını imzalamıştır. 1946 yılında imzalanan bu anlaşmayla beş devlet, “beş göz” ve “dev kulak” gibi isimlerle anılmış, ECHELON adındaki sistemi kurmuşlardır.  İngiltere, Amerika, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda beşlisi dışında Türkiye gibi bazı devletler de zamanla kendi ECHELON üslerini kurmuştur.

Soğuk Savaş döneminde gemiler, uzun menzilli uçaklar, istihbarat üsleri sinyal toplama ve iletişim güvenliği amacıyla kullanılmak üzere gelişmeler göstermiştir. Uydu teknolojisinin askeri alanda kullanılması ABD ile SSCB arasındaki rekabetle hızlanmıştır. Bugün itibariyle uydular, roket fırlatmada kullanılan telemetriden ortam dinlemesine kadar birçok istihbari faaliyette kullanılmaktadır.

Sinyal İstihbaratı Kullanım Alanları

  • Telsiz Konuşmalarından kestirme yaparak terör örgütü mensuplarının konumunu belirleme
  • Devletin güvenliğini sağlamaya yönelik iç ve dış iletişim ağlarının incelenmesi
  • Düşman silah ve teçhizatının tesiri ve menzilinin belirlenmesi
  • Silahlı Kuvvetlerin intikal hareketlerinin takibi
  • Tehlikeli sinyallerin halkın güvenliğini sağlamak maksadıyla engellenmesi
  • Düşmanın niyeti ve gelişmişlik seviyesinin anlaşılması
  • Ulusal güvenlik politikalarının belirlenmesi
  • Devlet sırlarının gizlenmesi

Türkiye’nin Sinyal İstihbaratı Alanında Çalışmaları

Soğuk savaş döneminin bir sonucu olarak NATO’ya katılan Türkiye, başta ABD olmak üzere batılı devletler tarafından teknoloji ve bilgi paylaşımıyla desteklenmiştir. 1950’li yıllarda Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı (GES) kurularak üslerden ve uydulardan elde edilen sinyal istihbaratı 2011 yılına kadar kullanılmıştır. 2012 yılında GES Komutanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı’na MİTGES Başkanlığı adıyla devredilmiştir. 15 Mayıs 2012 tarihinde MİTGES isim değişikliğiyle Sinyal İstihbaratı Başkanlığı (SİB) adını almıştır. Yeni isimle birlikte İnsansız hava araçları ile görüntü ve sinyal toplanarak istihbarat elde edilmeye başlanmıştır. Sinyal istihbaratı toplama kabiliyetine sahip uçak filosu genişletilmiştir. 18 Aralık 2012’de Çin’den uzaya fırlatılan GÖKTÜRK-2 sayesinde 2,5 metre çözünürlükte görüntüler elde edilmiştir. Sinyal istihbaratı toplayabilen ANKA, TAI tarafından geliştirilerek MİT’e teslim edilmiştir. ANKA-İ adı verilen uçağa ASELSAN üretimi, elektronik ve görüntü istihbaratı toplayan sistemler entegre edilmiştir. ANKA-İ, sinyal istihbaratı toplarken radarlardan ve füze komuta kontrol sistemlerinden gelen sinyalleri toplayarak analiz edecektir. Düşman yoğunluklu bölge üzerinde uçarken telsizleri ve veri aktarımı yapılan iletişimi dinleyecektir.

İstihbarat alanında anlayışın değişerek teknik boyuta geçmesi, uydu, insansız hava araçları, havadan erken uyarı ve kontrol uçak filosunun genişletilmesi gibi adımlar, Türkiye’de sinyal istihbaratı SIGINT’in önemine ve gerekliliğine inanıldığını göstermektedir.

İlgili Yazılar : https://savunma-sanayi.com/sinyal-istihbarati-sigint/

About Author

1 Yorum

  1. Pingback: Öncelikli İstihbarat İhtiyacının Belirlenmesinde Yöntemler | Savunma Sanayi

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: