Toprak Anomalileri ve Güvenlik Sorunu

Dünya üzerindeki toprak anomalisini bir tür stratejik gereklilik olarak kabul edersek toprağa dayanan rekabet alanını da bu gerekliliğin bir parçası olarak değerlendirebiliriz. Toprak bütünlüğü anlayışı modern devletlerin kurulmasıyla gelişmiş ve belirsiz, girift haldeki feodal yapılanmayı zayıflatmıştır. Modern devletler; egemenlik alanı belirgin, sınırları çizilmiş devletlerdir. Buna rağmen tarih boyunca modern devletlerin siyasi coğrafyada bağlantısı olmayan toprakları egemenliği altına almış olması teritoryal bütünlüğü bozmuştur. Bütünlüğü bozan topraklara; anklav, eksklav ve uç topraklar örnek olarak verilebilir.

Anklav topraklar, bir devletin siyasi bağlantısı olmamasına rağmen bünyesinde barındırdığı yabancı topraklardır. Anklavlara örnek olarak; Cebelitarık, Musandom, Kaliningrad ve Panama gösterilebilir. Cebelitarık, İspanya topraklarında bulunmasına rağmen bir İngiltere denizaşırısıdır. Ülkesel bütünlüğün bozulmasındaki sebep ise şüphesiz Cebelitarık’ın Akdeniz’deki stratejik konumudur. Zira dünya ticaretinin önemli bir kısmının bu güzergahtan geçmesi İngiltere ve İspanya arasında gerilime sebep olmuştur. Bir diğer örnek Kaliningrad’dır. Baltık Denizi kıyısındaki ülke Rusya egemenliğindedir. Zengin hidrokarbon yatakları barındırması stratejik bir enerji koridoru oluşturmasına sebep olmuştur.  Cabinda bölgesi ise Batı Afrika’da bulunan ve kendisiyle kara bağlantısı olmayan Angola’nın yönetimindedir. ‘’Batı Afrika’nın Kuveyt’’i olarak da anılan Cabinda zengin petrol rezerviyle Amerikan petrol şirketlerinin tekelindedir. Çin’in enerji güvenliği açısından da stratejik öneme sahip olan bölge doğru bir anklav örneğidir.  Anklav toprakların bulundukları güzergahların stratejik önem taşıması ise tesadüf değildir. Birçoğu su yolları ve enerji nakil hatları üzerinde bulunmaktadır. Bunun yanında dünya petrolünün üçte ikisi de yine anklavların üzerinden nakledilir.

Uç topraklar, başka ülke topraklarına uzanan dar ve uzun, şerit şeklindeki topraklardır. Bu toprakların oluşmasında yine bir stratejinin varlığı tartışmasızdır. Uç topraklar kimi zaman kendisine kıyısı olmamasına rağmen başka ülkelerin egemenliğine geçmiş, kimi zamansa ittifak bloklarını engellemek için kullanılmıştır. Aynı zamanda ekonomik faaliyetleri ve güvenlik önlemlerini şekillendiren bir toprak türüdür. Uç topraklara örnek olarak Caprivi Strip, Alaska, Zengezur ve Terasserim bölgeleri örnek olarak verilebilir. Namibya’nın kuzeydoğusunda bulunan Caprivi Strip bölgesi stratejik bir güzergah üzerinde bulunmaktadır. Almanya egemenliğindeki bölge, Zambiya’nın Kotanga bölgesindeki zengin bakır yataklarına ulaşmak için köprü görevi görmektedir. Uç topraklara bir diğer örnek ise Alaska. Kanada’nın batısında bulunan ve Pasifik’e kıyısı olan Alaska ABD egemenliğindedir. Alaska’nın uç toprak olarak görevi ise İngiltere’nin Pasifik’e ulaşmasını ve dolayısıyla jeostratejik bütünlüğünü sağlamasını engellemektir. Yine bir uç toprak olan Zangezur’un oluşmasının altında da stratejik gereklilikler yatıyor. Zira Rusya, Azerbaycan’a ait olan Zangezur’u Ermenistan’a vererek Türk coğrafyasının topraksal bağlantısını kesmiştir.

Örneklere bakıldığında uç topraklar ve anklavlar genellikle ekonomik büyüklüğü olmayan, sömürüye karşılık veremeyecek ülkelerdir. Buna karşılık zengin yer altı kaynakları ve bulundukları güzergahlar onlara stratejik önem atfetmektedir. Anklavlar aynı zamanda sınır ve göç problemlerine de sebep olabilmektedir. Güvenlik yönünden sakıncalı olan bu topraklar bölgesel ittifakların kurulmasında da engel teşkil etmiştir.

 

 

 

About Author

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: