Ülkelerin Uzay Güvenliği Politikası

Soğuk savaş yıllarındaki üstünlük mücadelesi, 4 Ekim 1957’de Rus Sputnik I yapay uydusunun uzayda yörüngeye yerleşmesine sebep olmuştur. Bu uydu, 80 kg ağırlığa ve iki radyo vericisine sahip olsa da uzay güvenliği açısından önemli bir değeri var. Sovyetler, ABD’ye üstünlük sağlamak maksadıyla bu hamleyi yapmış; fakat bir  taraftan da uzayda yürütülecek bilimsel, askeri, teknolojik  çalışmaların fitilini ateşlemiştir. Sputnik I’in uzayda yerini aldığı tarih, her yıl Dünya Uzay Haftası olarak kutlanmaktadır.

Ülkeler farklı amaçlarla 1957’den beri uzaya uydu göndermeye devam etmektedir. Uzaya uydu ve araç göndermek için Birleşmiş Milletler’in Uzay İşleri Ofisine bildirmek gerekmektedir. Birleşmiş Milletler Dış Uzay İlişkileri Ofisi bugüne kadar 9386 adet uydunun gönderildiğini ifade etmiştir. Periyodik olarak yörüngedeki uydular hakkında bilgi yayımlayan Union of Concerned Scientists (UCS) verilerine göre  şuan yörüngede aktif 2,666 uydu bulunmaktadır.

Ülkelerin Sahip Olduğu Uydu Sayısı

  • ABD: 1,327
  • Rusya: 169
  • Çin: 363
  • Diğerleri: 807
  • LEO (Alçak İrtifa Uydu Yörüngeleri): 1,918
  • MEO (Orta İrtifa Uydu Yörüngeleri): 135
  • Elliptical: 59
  • GEO (Yerdurağan Yörünge Uyduları): 554
  • ABD’nin toplam uydu sayısı: 1,327
    • Sivil: 30
    • Ticari: 935
    • Devlet: 170
    • Ordu: 192

Yörüngede her geçen gün artan uydu sayısı akıllara güvenlik kaygısını getiriyor. 2015’de Rus uydusu ve ticari bir uydunun birbirine teğet geçmesiyle önemli bir tehlike atlatılmıştı. Rus uydusu kısa mesafeden yaptığı manevrayla kurtulsa da beş ay boyunca uyduyla iletişime geçilemedi. Bu örnek olay, ülkeleri uydu bilgilerini doğru ve düzenli bir şekilde paylaşmaya zorlamaktadır. Astronomik gözlemlerin yapılmasına engel olan bu uydu artışı, her ülkenin uzay güvenliği koordinasyon sistemine aktif olarak katılmasını zorunlu kılmaktadır.

Uzay Güvenliği Nasıl Sağlanır?

ABD, 2009 yılında uzay güvenliğinin koordinasyonunu sağlamak maksadıyla katılımcıların acil durum,  gelişmiş konum bilgilerine ulaşabileceği uydu bilgi paylaşım programını başlattı. Sistem, yakın geçişler için bildirim prosedürlerini ve bilgi paylaşımını bir web sitesi üzerinden gerçekleştiriyor. Çoğu uzay aracına sahip ülke bu programa kayıt olarak iletişimi kolaylaştırmıştır. Rusya ve Çin ise bu tür programlara katılmayarak uzay güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. 2015 yılındaki Rus uydusuyla olan muhtemel kazada, Rus yetkililere ulaşabilmek için ticari uydunun sahibi Intelsat iletişime geçmiş; fakat cevap alamamıştır.

space-track.org web-sitesinde uyduların mevcut etkinliği, konumu ve iletişim bilgileri mevcuttur. Uydu yetkilileri, bu programla herhangi bir çarpışmaya engel olmak için gerekli manevraları koordineli bir şekilde gerçekleştirecektir.

Rusya ve Çin’in hedef bir uyduya çarpmak için kamikaze uydular ürettiğini öne süren ABD hükümet raporları bulunmaktadır. Uydu saldırı sistemleri geliştiren bu ülkeler, Dünya üzerindeki mücadeleyi uzaya taşımıştır. Buna önlem olarak ABD, uluslararası şeffaflık, uzay güvenliği bilinci programı ve ihlal eden ülkelere karşı yaptırımı gündeme getirmektedir.

Yeni nesil operasyonel uydular artık Risk Azaltma Manevrası (RMM) yapabilecek donanıma sahiptir. Bu manevra, başka bir uyduyla veya uzay atığıyla karşılaşma durumunda güvenli bir yörüngeye geçmek olarak tanımlanıyor. Yakıtı bitmiş, koordine sağlanamayan veya manevra yapamayan uydular için çarpışma riski halen mevcut.

Uzay Atıklarının Temizlenmesi

Yörüngede 500.000’den fazla çalışmayan uydu, roket atığı ve eski uzay aracı bulunmaktadır. Uzay güvenliğini tehdit eden bu atıkları yörüngeden temizlemek maksadıyla Nisan 2018’de “Atık Temizle” adı verilen bir deneysel sistem yörüngeye yerleştirildi. Bu sistem robotik kollarla yakalanması mümkün olmayan atıkları ağ yardımıyla yörünge dışına atmaktadır. Zıpkın kullanarak atık temizlemeye ilişkin çalışmalar halen devam etmektedir.

Çarpışma sonrası hasar alan veya iletişim sağlanamayan uydular yeni çarpışmalara sebep olacak uzay atığı meydana getirir. “Kessler Etkisi” adı verilen bu durum, zincirleme çarpışmalara sebep olarak uzayı bir çöplük haline getirebilir. Bu durumu ortadan kaldırmak için Birleşik Devletler Uzay Gözlem Ağı, yaklaşık 40.000 uzay atığını takip etmektedir. Uzay atıkları her ne kadar saatte 30.000 mil hızla hareket etseler de uzun süren, gayretli hesaplamalar sonucunda zıpkın ve ağ kullanılarak yörünge dışına atılabilmektedir. İngiltere’nin Surrey Uzay Merkezi önderliğinde yürütülen “Atık Temizleme” programına bir çok ülkeden kurum ve kuruluş katılmaktadır.

Uzayda Askeri Güç Dengeleri

Uzay güvenliğini etkileyen bir diğer husus da Uzay Çağı’nın açılmasıyla uzayda askeri üstünlük sağlamaya yönelik adımlardır. Askeri uydu kullanımları, ticari uydu kullanımları kadar artış göstermektedir. Dünya üzerinde olduğu gibi uzayda da  Doğu – Batı blokları arasında gerginlik devam ediyor. Bir tarafta ABD ve Avrupa Birliği; diğer tarafta Rusya ve Çin uzaydaki çalışmalarını beraber yürütüyor.

Askeri uydular, hava araçlarının uzaktan kontrolü, deniz platformlarının takibi, askeri operasyon manevralarında gözlem, drone operasyonları gibi alanlarda gizlilikle kullanılmaktadır. Rusya ve Çin gibi ülkelerin yörüngeye yerleştirdiği uydu bilgilerini paylaşmaması, arka planda bir çatışma hazırlığını akla getirmektedir. ABD hükümet raporlarındaki “Kamikaze Uydular” ise bunu doğrular niteliktedir. Bir yandan Rusya’nın Uydu savar (ASAT) füze savunma sistemi geliştirdiğine yönelik istihbari bilgiler, ABD hükümeti tarafından teyit edilmiştir.

1994 yılında, Cenevre’deki Silahsızlanma Konferansı uzay güvenliği konusunda önemli bir adım olsa da bugüne kadar elle tutulur bir uygulaması bulunmamaktadır. Birleşmiş Milletler’in yürüttüğü “Uzay Atıklarını Azaltma Kılavuzları” programı ve Avrupa Birliği tarafından yayımlanan “Uluslararası Dış Uzay Aktiviteleri Davranış Kuralları” girişimi son zamanların umut veren gelişmelerindendir.

İlgili Yazılar: https://savunma-sanayi.com/rusya-ve-abd-uzay-savunma-sistemleri/

Cevap Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: